Bebekle Plaj Sınavı

Deniz aşığı anneler için bebeğin varlığı sorun değildir, olmamıştır. İlk çocuğunu eylül ayında dünyaya getirmiş bir anne olarak tüm yaz her fırsat bulduğumda yüzdüğümü söyleyebilirim. Evet, dalgalı denizde iskeleye tırmanmak biraz zor olmadı değil ama ne yapalım, her gülün dikeni var 🙂 Eylülde doğduğu için kızımla deniz sezonu, onun baya büyüdüğü 9-10aylık olduğu zamana denk geldi. Oğlum ise haziran sonunda doğmuştu ve yaz sezonunu minicik bir bebecik olarak geçirdi, ben de lohusaydım o zamanlar… Eylül gelmeden denize bile girmemiştim, malum ilk 6 hafta vücudun toparlanması için şart.

Şimdi, bebek veya küçük çocukla deniz kenarı tatilleri için gerekli malzemeleri sayıyorum :

  • Düşük beklenti : Küçük çocuklarla gidilen tatiller, aslında tatil kategorisine girmemelidir sadece mekan değişikliği olarak algılanmalıdır. Bu yüzden geçen yazlardaki yetişkin tatilleriniz ile kıyaslamayın, hayal kırıklığı yaşarsınız.
  • Hoşgörü ve sabır : Hoşgörü hayatımızın her anında lazım ama sürekli kusabilen, bezinden kaka taşırabilen, üşütebilen, durmaksızın ağlayabilen, kendi kendine uyumayı beceremeyen, en ufak esintide gaz üreten ve müdahalesiz atamayan, meme veya mama ile 3 saatte bir doyurulması gereken küçük yaratıklarla deniz kenarına gidiyorsanız, hoşgörüyü ve sabrı da sepete atmalısınız. Anneler genellikle çocuklarına aşık varlıklar olduğu için çok sorun yok ama babalara özellikle hoşgörü ve sabır aşısı lazım.
  • Kocaman bir lazım olabilir çantası : Tıpkı tatile gidiyormuş gibi plaja giderken de çocuklarımıza ayrı çanta hazırlamalıyız. Hatta denizli tatil işi tüm yaz ara ara sürecekse, bir çanta hazırlayıp bagaja atmanızı, ara ara eksilenleri kontrol etmenizi tavsiye ederim.

Bebekle nereye gitsek?

Herkesin tatilden, denizden, yüzme keyfinden anladığı şey ayrıdır muhakkak ama özellikle küçük bebekli aileler için otel tatilleri haliyle otel önü denizleri çok uygun bence. Bir şeyi unutursanız veya çok abuk bir şey lazım olursa odanıza çıkar alırsınız. En basitinden yaz sıcağında güneşin böğründe emzirmektense odaya çıkıp serin serin emzirebilirsiniz veya bebeği pusette uyutmak yerine yatakta uyutmayı tercih edebilirsiniz.

Yok kardeşim, ben otel denizlerini sevmem derseniz içinde işletme olan plajları tavsiye ederim. Evet, beach’ lerin hepsi bebek / çocuk almıyor ama gayet aile dostu olanlar da mevcut. Sıcak su, kaşık ya da herhangi bir meyve gibi basit ihtiyaçlarınızda destek olurlar, size en azından bir şemsiye verip bebeği gölgede tutmanıza yardımcı olurlar.

Keşfedilmemiş yerler favorimcilerdenseniz, biraz daha fazla yorulabilirsiniz. İhtiyacınız olabilecek her şeyi hatırlamak ve bir şekilde yanınıza almak durumundasınız, kolay gelsin. Buna şemsiye, şezlong, havlu gibi temel ihtiyaçlar da dahil…

Çocuklu aileler için Antalya, Fethiye, Selimiye, Göcek gibi ılık denizleri tavsiye ederim. Uygun ekipmanla bebeğinizle beraber yüzebilirsiniz.

Bebek / Çocuk Plaj Çantası

Çocuğumuzun yaşı, ihtiyaçlarını belirlemek ve uygun çantayı hazırlamak için elzem bilgi. Bkz : Seyahat Çantası

0 – 6 ay bebekler için :

  1. Mama : Sadece emen bebekler için işin acıkma kısmını düşünmeye gerek yok ama mama alan bebekler için mama, kaynamış su, biberon, biberon fırçası ve temizleyicisi. Unutmayalım.
  2. Normal bez ve mayo bez : Mayo bezler suda şişmiyor, harika ama karada o kadar emici değiller ve birden ortalık çiş / kaka gölü olabiliyor.
  3. Islak mendil ve alt açma örtüsü : Normalde pamuk ve su kullanıyorsanız bile dışarıdayken ıslak mendiller çok pratik.
  4. Çöp torbası : nereye gidersek gidelim, çocuklarımızın ürettikleri atıkları ortalıkta bırakmamalıyız. Sonuçta iğrenç.. 🙂
  5. Bolca yedek kıyafet : Çorap almayı unutmayalım, özellikle gazocanlar için.
  6. Puset için sineklik ve bebek için sinek kovucu : Sinek, böcek türevi yaratıklar taze bebekleri pek seviyorlar maalesef.. Doğal kovucu isterseniz küçük bir sprey şişesine su doldurup içine birkaç damla lavanta yağı damlatabilirsiniz.
  7. Emzirme örtüsü : İnce ve pamuklu olanlardan edinmenizi tavsiye ederim. Emme işi zaten yeterince zor ve terletici, bir de kalın bir örtünün içinde boğulmasın yavrucak.
  8. Yüzme yardımcıları : Benim genel olarak gözlemlediğim küçük bebeklerin simit, kolluk veya yelek ile suda kendilerini pek güvende hissetmedikleri… Bu yüzden küçük bebekler, anne veya babalarının kucağında denize girse daha mantıklı sanırım. Zaten uzun zaman suda kalamıyorlar, hemen üşüyorlar.
  9. Şapka ve güneş kremi

Not: Baston pusetler maalesef kumluk ve taşlık alanlarda yürümüyor.

6 -12 ay bebekler için :

Üstteki listeye ek olarak yiyecek bir şeyler lazım. Güvendiğiniz bir markanın bebe bisküvileri uygun bir atıştırmalık olur. Şeftali, muz, elma gibi alerji riski düşük meyveleri ara öğün olarak taşıyabilirsiniz. Sıcakta kolayca ekşiyebileceği için yoğurt almanızı tavsiye etmem. Sebze püresi, et sulu çorbalar, pekmezli muhallebiler gibi bu yaşa özel yiyecekleri hazırlamak plaj ortamında pek kolay olmayacağı için, bebeğin yeme öğünleri biraz sekteye uğrayabilir ama birkaç günden bir şey olmaz bence 🙂

1 yaş üzeri bebekler için :

Bir yaşında bir bebek birçok şeyi tüketebilir, hele ki alerjik bir bünyeye sahip değilse… İçinize sinmiyorsa 6-12 ay listesini aynen taşımaya devam edebilirsiniz. Plajın bir köşesinde sebze haşlamaya çalışabilirsiniz. Benim gibi biraz rahat bir anneyseniz, 1 yaşı milat kabul edip sadece atıştırmalık taşıyabilirsiniz. Açıkçası biraz büyüdükleri için plajın işletmesinden haşlanmış makarna veya çorba alıp çocuğumu beslediğim oldu, kabul ediyorum. Bunu yaptığım için beni yadırgayanlar da oldu, hangi koşullarda yapıldığını bilmediğin şeyi nasıl çocuğuna verebiliyorsun? diyenler de oldu. Haklılar ama çocuğumu her şeyden sakınmayı destur edinmiş bir anne değilim ben. Biraz rahat takılmak ve çok irdeleyip anın tadını kaçırmamak gerektiğini düşünüyorum. Yedik, içtik, hiçbir şey de olmadılar çok şükür. Benim mottom, sakınan göze çöp batar… (Gerçekten de kim titizleniyorsa, o daha fazla sorunla uğraşıyor nedense )

3 yaş sonrası çocuklar için :

Bu grup pek şahane, neredeyse yetişkinler 🙂 Listeye geri dönecek olursak:

  • Şapka ve güneş kremi
  • Kum oyuncakları
  • Simit veya kolluk
  • Acil atıştırmalıklar
  • Yedek kıyafetler

Bir de… Bu grupta bez işi çoğunlukla bitmiş oluyor. Bu hem süper bir şey, hem de zorlayıcı maalesef. Çünkü işletmeli bir plajda bile olsanız tuvaletler ya çok dolu, ya da pis olabiliyor. Çocuğunuzu kucaklayıp tuvalete sokmak ise bel fıtıkları için davetiye… Benim önerim, taşınabilir tuvaletler… Hem temizliğinden şüphe etmezsiniz, hem de sıra beklemezsiniz. Malum, tuvaletinin geldiğini hep son anda fark ediyor veletler 🙂 Taşıdığım çantalara bir de bunu ekleyemem veya tatilimin ortasında lazımlıktan kaka temizleyemem derseniz, siz bilirsiniz…

Not : Erkek çocuklarda pet şişe çok pratik bir çözüm olabilir ama lütfen iş bittikten sonra onu ortalıktan yok etme veya en azından peçete gibi bir şeylerle sarma hassasiyetini gösterin, çocuk çişi bile olsa çok mide bulandırıcı geliyor bana.

Tercan Miniğe Uygun Sandalet Bulmak

İlk hamileliğimde , hamileliğin en zor olan üçüncü trimesterinin tamamını yaz mevsiminde geçirmiştim. İkinci hamileliğimde ise 24 Haziranda doğum yaparak yaz lohusası oldum. Neyse ki aşırı terleyen biri değilim ve yazın sıcağını, güneşini, verdiği enerjiyi seviyorum. Hatta yaza dair ne varsa meyvelerinden dondurmaya, uçuşan elbiselerden sandalete, her şeyini seviyorum. Sanırım bundaki ana etken benim de bir yaz çocuğu, tam bir ağustos böceği olmam. Haliyle yaz, benim için hiçbir zaman “bir an önce bitmesi gereken mevsim ” olamaz; hamileyken, lohusayken bile olmadıysa.

Lakin bebek sahibi olduktan sonra yaz mevsimi benim için çılgın gibi eşya taşıma mevsimi haline geldi. Çünkü benim iki bebeğim de tercan. Kovayla su içip galonla terliyorlar… Haliyle sürekli üst baş değiştirmem gerekiyor. Onlar için en ince, en pamuklu, en sağlıklı kıyafetleri seçip tüm yaz boyunca üstlerine sadece çıtçıtlı body veya barbatöz  giydiriyorum. Buna rağmen yanımda en az üçer kıyafet olmak zorunda. Tercan bir bebeğiniz varsa, bu abartılı hikayede ne demek istediğimi gayet iyi anlayabilirsiniz.

Üst baş kısmı iyi kötü çözülüyor ama çok terleyen çocuklarda bence en büyük problem sandalet seçimi. Tahmin edebileceğiniz gibi çok terleyen çocukların sadece sırtı, alnı, kolu terlemiyor; tüm vücudu, haliyle ayakları da terliyor. Terleyen ayakları kayıyor ve birçok sandalet rahatsızlık vermeye başlıyor. Sadece bu yaz kızım için 4 ayrı sandalet, 1 terlik  almak zorunda kaldım…

Yaz başında Chicco’dan arkası açık standart bir sandalet aldım; öyle arkası açık model  giyemezmiş efendim, ayakları acıyormuş, arkası ayakkabı gibi olacakmış…

superfitOnu geri verdim, uzun arayışlardan sonra bir Superfit aldım. İçi dışı deri, tabanı da gayet ergonomik gözüküyordu. Nitekim küçük cadı tipini pek beğenmese de tüm yazı sandaletiyle geçirdi. Bingo!

Günlük sandaletini bulmuştum ama bu çocuk deniz kenarında ne giyecekti ?

 

slipstopGeçen sene kızım için Slip Stop’tan deniz ayakkabısı almıştım. Hatta fikri çok beğenip bu sene kendime de aldım, üründen beklentilerim çok büyüktü. Neydi mesela ? Denize girerken ayağıma taş batmayacak, sıcak kumlarda yürürken ayağım yanmayacak, çocuklarla kum oynarken ayağıma kum, taş vs girmeyecek… Maalesef hayır…  Üzerinde yürüdüğünüz taşları baya baya hissedip kumdan ayağınızı yakabiliyorsunuz, lastik yerlerinden giren kum ve küçük taşlar yürürken rahatsız ediyor. Öte yandan ürün bence hala çok eğlenceli ve hala piyasada muadil olup daha iyi olan bir başka çocuk deniz çorabı yok ama beklentileri çok yüksek tutmamak gerekiyor.

ceyoSlip Stop’ı kendim deneyip test edince gittim Ceyo’dan bir terlik aldım. Çünkü Ceyo benim için olmazsa olmaz ev terliği markası demek. Ailecek yüzyıllardır(!) kullanıyoruz, memnunuz. Hem kızım da büyümüş, artık benim gibi terlik giymek istiyormuş hanımefendi. 🙂 Şimdi duysam güler geçerim ama nedense bu yazın başında çok safmışım… Giymedi tabi, inşallah ayakları büyümeden evde giyecek. ( Sanırım hala safım 🙂 ) (Not : 3 yaşındaki çocuğa terlik almayınız)

Deniz kenarı için başka ne olabilir ? Tabi Crocs…

Çünkü yumuşacık bir şey… Ayrıca hem terlik, hem sandalet gibi kullanılabiliyor. Yetişkinlerde pek şık durmasa da çocuklara çok yakışıyor… Aldım hemen bir tane, benimki bayıldı. crocs

“Anne, ben bunu çok hevdim”

“İyi ki bunu almıttın, canım annem benim.”

” Ben heni çok heviyorum”

Mucuk mucuklar, sevgi selleri derken bir saat sonra ayakları yara oldu 😦

Yumuşacık da olsa malzemesi plastik olduğu için  terlemeyi tetikleyip düğme kısmından can yakıyor… Ancak çorapla giyilebilir, o da plaj ortamında çok mümkün değil; geç…

birkenstock-rio-eva-rose-pour-enfant-birkenstock-maralex-kids.jpgBenim plaj terlik markam Birkenstock, kaba ve çirkin olsalar da eva olanlar o kadar hafif ki varla yok arası bir şey… Dedim “bari kızımla takım olalım”, bu fikir onun da çok hoşuna gitti.

“Anne bid henle takım olduk himdi, natatın!”

Lakin tüm hafifliğine rağmen aynı düğme sorunu onda da karşımıza çıktı, ayakları yine yara…

ip-summer-001-main.jpgBıkmadan usanmadan arayışım devam ediyordu, çünkü çocuk her denize gittiğimizde ciyaklıyordu… Tamamen şans eseri girdiğim Twigy’de Ipanema sandaletlerden buldum, ilk baktığım şey iç kısımda düğme olup olmadığıydı. Yoktu çok şükür… Üzerindeki tilkicik kısmen sevimlilik katmasına rağmen çirkin bir şey olduğunun bilinciyle ama çaresizlik ve yılmışlıkla (ve bir ton para vererek) onu da aldım. Kızım yine bayıldı ( çünkü pembe… ) ama bu sefer ayakları yara olmadı. (Yine de uzun saatler giyince arka kısmı tahriş ediyor, bu işin çözümü maalesef terlik giymeye başlayana kadar sandaleti çorapla giydirmek.) Böylece dış görünüşün aslında çok da önemli olmadığı, her ünlü markanın illaki herkes için ideal olmadığı, ilk başta beğenmediğin şeylerin sonradan kıymetlin olabileceği gerçeğini bir kez daha kendime kanıtlamış oldum. İnsan bazen bunları kendine hatırlatmalı galiba…

Tüm bu satın alışların tek tesellisi bunları seneye oğlumun giyebileceği ihtimali, o yüzden olabildiğince unisex renkler seçiyorum. (Görseller netten) Aynı sorunları onunla da yaşamamayı ümit ediyorum 🙂