Kritik Nokta : Uyku

Sanırım 3 yılı biraz aşkın annelik serüvenimde en kıskandığım anneler, çocukları sorunsuz uyuyanlar…. Bana kalırsa çocuğun hayatındaki en önemli şey uykudur; çünkü uyuyamazsa yemiyor, öğrenmiyor, aksileşiyor, söz dinlemiyor, ağlıyor, kendine ve başkalarına zarar veriyor, doğurduğunuz çocuğu tanıyamıyorsunuz ve siz de o çaresizlikle önce üzülüp sonra sinirlenmeye başlıyorsunuz.

Uyku eğitimi denen bir şey var, düşünmedim değil. Hatta yakın çevremde Pınar Sibirsky ile çalışıp gece emmeleri ve uyku sorunundan kurtulmuş bir arkadaşım bizzat tavsiye etti ama ben iki küçük çocukla onun anlattığı süreçten geçmeyi göze alamadım. Ayrıca düzenin oturması için üç hafta boyunca hep evde takılmayı da göze alamadım. (Çocuğun oto koltuğunda, pusette veya yatağı dışında herhangi bir yerde uyuması yasak!) Ha bir de, çocuk ciyak ciyak ağlarken onu kucağımda sakinleştirmemek fikri sanki doğduklarından beri kurmaya çalıştığım “güvenli bağlanma”yı baltalayabilir diye düşündüm. Günün sonunda o arkadaşımın çocuğu sorunsuz uyurken benimkiler uyumuyor 🙂

İki çocuğum da uykuya dalma noktasında bana ihtiyaç duyuyor, muhtemelen “kıyamam” adı altında yapmamam gereken bir şeyler yaptım. Geçen sene oğlumu doğurduğum sırada benim emzirme seanslarımdan bıktığı için babasıyla uyumaya razı olan kızım, şu an tamamen bana sarmış durumda. İki çocuk da küçük ve anneye düşkün olunca mecburen işleri önem sırasına koymak, pek önemli değil gibi gözüken şeyleri boş vermek zorunda kalıyorum. Tüm gecelerim saat 9 civarı başlayıp çocuklarımın insafına kalmış bir saate kadar aynı rutin ile geçiyor, haliyle kimseye uyku konusunda ahkam kesebilecek vaziyette değilim. Lakin okuduğum ve denediğim yöntemlerden bir karma yaparak en azından uyku  seansını yorucu bir işkenceye döndürmemeyi başardığımı düşünüyorum. Zira benim çocuklarım kolda ya da ayakta sallanarak uyumuyorlar 🙂

Kendimi baştan başlayarak eleştirecek olursam keşfettiğim hatalarım şunlar :

  1. Çocuğun her işine, beslenmeden alt bakmaya, oyundan dışarı çıkmaya , anne bakınca çocuğun uyuma işini başka biriyle yapması düşünülemez. Mesela bu kritik hata, hem benim fazlasıyla sahiplenici olmamdan, hem de babanın çok fedakar olmamasından kaynaklandı. Bence bebek doğduktan sonra babalar da muhakkak bir şekilde olaya dahil olmalı. Anne sütünü sağabilir, baba bebeği besleyebilir; hazır gıdaya geçtikten sonra yemeğini baba yedirebilir; babalar alt bakabilir
  2. Tracy Hogg & Melinda Blau’nun Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler kitabında EASY yönteminden bahsediliyor. EASY yani Eat (yeme) Activity(oyun, alt bakma, banyo, vs) Sleep (uyku) Your time (Annenin kendine ayırdığı vakit) Ne kadar uğraşırsam uğraşayım EAES döngüsünden kurtulamadım. Çocuğu uyutmak için emzirmek uzun vadede çok iyi bir yöntem değil. Süt bitince uyutma işi çıkmaza giriyor. Çocukların anneye bağımlı uyku alışkanlıkları geliştirmemesi için öncelikle emzirirken uyutmak işinden kurtulmak lazım.
  3. Çocuklar rutin sever diyorlar ama acaba anneleri rutin seviyor mu, veya sevmeyi bırak rutin yaratmayı becerebiliyor mu diye sormuyorlar 🙂 Mucize çözümlere ilk başladığımda 4 saatlik rutini oturtmayı kafama koymuştum. Güya bu rutin içerisinde ben de, bebeğim de rahat edecektik. Programa göre ortalama 20 dakikada uyuması gerekiyordu ama benim bebeğim hiç 20 dakikada uyumadı. 40 dakikada uyudu mesela, uyumak için azıcık zamanı kaldı, program otursun diye zamanında uyandırdım, ya uyanmadı, ya ağlamaktan programın kalanını yaptıramadım. Sonra da pes ettim. Dedim ki rutin işi bana göre değil. Her şeyin saatli programlı işlediği bir hayat size göreyse, çocuğunuzda uyku sorunu yaşamazsınız. Kendi hayatından feragat edemeyecek kadar özgür ruhluysanız (övünmüyorum ama ruhum öyle, ne yapalım) , çocuk da istediği saatte, istediği yerde uyur. Bu kadar… 🙂
  4. Annem beni yatağıma bırakırmış, kendim uyurmuşum. Çok özendiğim ama asla yapamadığım bir başka yöntem. Baktım benim yavrular kendileri uyuyamıyor, bu sefer beraber yatma yöntemini denedim. (Zaten hamakla gezdiğimiz için anne kokusuyla uyumaya iyice alışmıştı kızım) Kolda, ayakta, ana kucağında veya beşikte sallamaktan, çocuğu uyutabilmek için araba veya puset gezintisine çıkarmaktan daha pratik ve daha duygusal gözüktü. Çok dokunsal bir insan olmasam da çocuklarımla temas halinde olmaktan hoşlanıyorum. Bu yöntem ile yorulmaktan kurtuldum ama kocaman bir “anne ben seninle uyuyacağım” sorunumuz doğdu 🙂 Sırayla çocukları uyutup kendi yatağıma dönüyorum, gecenin bir vakti ikisi birden bizim yatağa akın ediyor… Uyuduktan sonra yataklarına götürüyorum, sabaha karşı yine gelmiş oluyorlar… Bakalım, bir de bu sorunu çözmekle uğraşacağız.
  5. Çocuğun erken yatmasını istiyorsan erken kaldırmalısın” gerçeği var. Evet, doğru… Geceleri 8-9 gibi evdeki çocuk sesleri kesiliyorsa bunun bir bedeli var kardeşim, o zaman sabah 5-6 gibi kalkınca oflamayacaksın. Üstelik bunun pazarı, bayramı, tatili falan yok. Ben kesinlikle sabahları şirinler gibi şarkılar söyleyerek uyanan, yatağından gülücükler saçarak kalkan bir insan değilim. Gece geç saatte yatmayı severim, sabah da en azından 9’a kadar uyumayı… Hal böyle olunca çocuklar erken kalkmasın diye çok erken uyutmadığım bir gerçek. Hata mı değil mi bilmiyorum, iki durumda da kendi zamanından fedakarlık etme durumu söz konusu ( annelik fedakarlık halinin, bir yaşam tarzı haline gelmesi zaten). Siz sabah erken kalktığınızda mutsuz ve aksi olmuyorsanız, bu yöntemi uygulayabilirsiniz. Tabi çocuk erken kalktı diye 3-4 saatlik öğle uykusu yok 🙂
  6. “Elektronik bakıcı”lar çocuğu fazlasıyla uyardığı için uyku konusunda sorun yaratıyorlar. Özellikle akşam saatlerinde televizyon, tablet, bilgisayar,vs elektronik aletlere maruz kalmamaları çok önemli. Lakin bu mümkün mü? Mümkün tabi… Yanınızda yardımcı biri olacak, mesela eşiniz. Eşiniz “ben çok yorgunum, uzanıp televizyon izlemek istiyorum” bahanesine sığınmadan, sıkılmadan çocuklarla oyun oynayacak. Ne oynayacağını bilemezse top veya boğuşma gibi çocuğu yoran oyunlar da oynayabilirler. Biz çoğu zaman elektronik aletlerden kurtulamıyoruz 😦
  7. Ben beceremedim ama siz bebeklikten itibaren çocuğunuzu sakin müzikler eşliğinde uyutmayı deneyebilirsiniz. Hem sakinleştirir, hem de seçtiğiniz müzikle çocukta şartlı refleks yaratabilirsiniz. Benim çocuklar uykuluyken ne müzik, ne ninni dinliyorlar.  Sadece dönencenin müziğini açabiliyorum, ona hayır demiyorlar. Ama bu müzik de hala Pavlov’un köpeği etkisi yaratmadı hani 🙂

Hem öz eleştiri olarak , hem de sebep-sonuç ilişkisi kurmak adına kendi hatalarımı derledim. Umarım sizler benim o imrendiğim annelerden olursunuz.

Minnoşların rahat rahat uyuması dileğiyle..