Emzik nasıl bırakılır ?

Ölesiye emzik karşıtıyken, emzik fanı bir anneye dönüşmem baya trajikomik bir hikaye aslında… Daha önceki emzik yazımda da belirttiğim gibi, tüm hamileliğim benim bebekliğime benzeyen, sakin bir bebek hayali ve duası ile geçti. Hamilelerin duası geçer derler, her dua kabul olmuyor demek ki… Demek ki kızım gibi bir bebek doğurup kendimi geliştirmem, iyileştirmem gerekiyormuş… Ortalama 3 ay boyunca sürekli ağlayan kızımla emzik arasında mücadele verdim. Arada bir savaşıma yenilip emzik denediğim de oldu ama emziğe alıştırmak da göründüğü kadar kolay bir iş değil. Yani kafanızda “amaaaan, en kötü ihtimalle emziği takar, sustururum” gibi bir plan kuruyorsanız, bebeğiniz tarafından muhtemelen eğitileceğinizi söylemeliyim. 3 aylık inatlaşmam sonucunda ne bende, ne göğsümde hal kalmadığı için emzik takma konusunu ciddi bir şekilde ele aldım. Bu süreçte bir sürü emzik deneyip Chicco PhysioSoft’ta durduk. Beni birçok alanda rahat ettirdi, bu yüzden üreticisine ve tasarımcısına minnettarım.

Lakin her güzel şeyin bir sonu var… Ve bu son, o kadar uğraşmama rağmen baya gözyaşlı oldu. (Sanırım bu işin kuru versiyonu yok)

Normalde maksimum 24 ay emzik kullanmayı düşünüyordum ama bizim özel durumumuz oluştu ve kızım 21 aylıkken abla oldu... Yeni bir bebeğin gelişi hem tuvalet eğitimini, hem de emzik bırakma sürecini sekteye uğrattı tabi ki. Çocuk hayatının şokunu yaşarken onu daha çok hırpalamak ve minicik hayatında sahip olduğu nadir birkaç şeyden de mahrum bırakmak istemedim, rahat takıldım. Ne zamanki dişleri gözüme çarpık gözükmeye başladı, o zaman durdum ve süreç planımı yaptım. Çocuğu ekstra strese sokmamak için kademeli olarak ilerleyeceğim, uzun vadeli bir çözüm buldum :

Uyku Emziği

Aslında ilk başta emziği sadece uyku aracı olarak kullanabilirseniz, bu adımı atlarsınız. Bunun için de mutlu ve bağımsız bir bebeğe veya kurallara sadık ve idealist bir anne olmaya ihtiyacınız var 🙂 Kızım oldukça huysuz ve huzursuz olduğu için beni emmediği her an emzik aldı, bu yüzden ilk olarak emziği uyku saatlerine indirgeyerek kullandığı saatleri kısıtladım.

  1. Her zaman kullandığımızdan farklı olarak, onun sevebileceği ve daha önce hiç kullanmadığımız bir emzik aldım.
  2. Bu emzik sana özel uyku emziğiymiş, sadece uyku zamanı takılabiliyormuş dedim. Bu “özel“liği o kadar önemsedi ki babasına, anneanne ve babaannesine uzun uzun anlattı…
  3. Bir çocuğun sadece bir adet uyku emziği olur, parçalarsan emziğini kaybedersin dedim. 2 yaşını geçmiş ve tüm gününü emzikle oynayarak geçiren bir çocuktan bahsediyoruz, tabi ki tüm emziklerini parçalamaya alışmıştı… Uykudan uykuya eline aldığı, yeni ve farklı konseptteki emziği için baya çabaladı ama günün sonunda onu da parçaladı…
  4. Uyku emziği parçalandığı zaman işin zor kısmı gelmişti işte… Ona parçalandığını gösterdim, emzikten salyaları kaçıyordu… Tiksindi mi? Hayır. Yenisini alalım dedi, yenisi yok sadece 1 taneydi, biliyorsun dedim. Artık onsuz yaşamaya alışmalıyız, vedalaş atalım dedim. İşte bu kısım çok zor oldu…. Vedalaştık ama atma kısmını yapamadık, belki hataydı ama ben attım 😦
  5. Artık yeterince büyüdüğün için emziksiz uyuyabilirsin, senin için çok heyecanlıyım dedim, sarıldım, yattık. Bu kısmın gülüm balım geçeceğini düşünürseniz hayalperestsiniz 🙂 Çok çok çok ağladı ama kararlı durmam gerektiğini biliyordum. Emziksiz ilk gecesinde çok zor uyuttum ama çocuğun beni zorlama ve emziği geri alma hayali o gece kırıldı ve zor uyusa da emzik diye tutturmamaya başladı.
  6. Sonra konuyla ilgili beni herkese şikayet etti 😦 Annem emziğimi vermiyor, anne kötü falan… Neyse ki çevremizdeki herkes onun yeterince büyüdüğü ve artık emziğe ihtiyacı olmadığı konusunda hemfikirdi, bu yüzden yakın çevre baskısıyla uğraşmak zorunda kalmadım. Bazen iyi yapıyoruz zannederken, eğitimi sekteye uğratıyorlar…
  7. Birkaç kez kardeşinin emziğini alıp kaçtı ama küçük ve alıştığından farklı model olduğu için uzun süre emmeye çalışmadı.
  8. Ve sonra emzik işi tamamen bitti. 28 aylıktı…

Başka yöntemler..

Hepimizin sabrı, beklentisi, tahammülü ve sorunları çözme yöntemi aynı değil malum. Tıpkı meme bırakma gibi emzik bırakmada da farklı yöntemler söz konusu.

  1. Çoook eskiden beri kullanılan yöntem, çocuğun emzikten tiksinmesini sağlamak. Türlü türlü iğrençlik duydum, bunların içinde emziği acı bibere, salçaya, sirkeye, sarımsağa bulamaktan emziğin içine saç kılı veya karasinek koymaya (ki en iğrenci buydu bence) kadar türlü yaratıcı fikirler mevcut.
  2. Çocuğun emziği emmesini engellemek : Bunun için emziğin uç kısmını kesiyorlar, çocuk emmeye çalışıyor ama damağına yapışmadığı için keyif vermiyor. O zaman da “emzik bozulmuş” oluyor.
  3. Zaman belirlemek : Yarın emzik gidiyor, bugün son gün. Çocuğa haber veriyoruz, sürprize mahal yok.
  4. Emziği alıp yerine başka bir şey koymak : Emziğini verirsen, sana x alacağım gibi bir vaatte bulunuyorsunuz. Çocuğunuz sadece uyurken emzik kullanıyorsa, sarılıp uyuyabileceği peluş bir uyku oyuncağı alabilirsiniz. Bu da biraz mantıklı, biraz da materyalist bir yöntem gibi geliyor bana.

Son olarak, emzik bıraktırma konusu aslında stres yapılacak bir şey değil bence. Aramızda otuz yaşına gelip hala emzik emen olmadığına göre, tıpkı tuvalet eğitiminde olduğu gibi zaten gerçekleşecek süreçler için anne yüreğimizi darlamamıza hiç gerek yok. Keşke bunu olay anında da görüp uygulayabilsek!

Herkese bol sabırlı, az çatışmalı bir emzik bıraktırma dönemi dilerim..

Emzik mi?

Çiçeği burnunda bir anne adayıyken bir sürü olmazlarım vardı. Çocuğumu en doğru şekilde büyütmek, ona en doğru malzemeleri sunmak için tüm hamileliğim boyunca araştırmalar yaptım, bir sürü şey okudum ve bebeğim doğmadan annelik ekolüm hazırdı. Tabi ki bu ekolün içinde, bıraktırmak için tonla uğraşı gerektiren “emzik” kesinlikle yoktu.

Hayalim; tamamen benim bebekliğime benzeyen, sakin, uslu bir bebekti ama gerçekte sahip olduğum minik yaratık kesinlikle o değildi. Morarana kadar ağlayan, emme eylemi  haricinde susmayan, benden başka kimsenin kucağında durmayan, 7/24 yapışık ikiz gibi gezinmek zorunda kaldığım, bıraktığım an ciyak ciyak bağıran bir bebek doğurdum. Pek şikayet etmesem de bu süreç beni çok yordu. Düşünsenize bir emme seansı 40-50 dakika sürüyor, bebek göğsümde uyuyor ve ağzını oradan çektiğim an uyanıp ağlamaya başlıyor… Her şeyi üstlenmeye kalkmış çılgın bir lohusaydım ama bebeğim sayesinde hiçbir şey yapamıyordum. Buna tuvalete girmek ya da duş almak gibi zaruri ihtiyaçlar da dahil… Bu noktada 3 ay boyunca kullanmamak için direttiğim emzikler bana bir hayli yardımcı oldu diyebilirim. Bıraktırmaya çalışırken zorlanacağımı biliyordum, 2 yıldan fazla emmemesi gerektiğini biliyordum, ağız – çene yapısını bozabileceğini biliyordum, sağa sola düşen emziği ağzına almak suretiyle daha kolay hasta olabileceğini biliyordum, hepsini bildiğim halde yapacak bir şey yoktu. Taktım emziği, kurtuldum.

Tabi, ideal emzik diye bir şey yok. Her çocuk birbirinden o kadar farklı ve bu, her durumda o kadar apaçık ortaya çıkıyor ki… Kızım için emzik kullanmaya karar verdikten sonra tabi ki gayet basit düşündüm. Sandım ki hoşuma giden bir emziği alırım, o da beni nasıl emiyorsa emziği de cok cok emmeye başlar. Öyle bir dünya yok hanımlar… Siz en güzel, en kaliteli, en şık emzikleri alabilirsiniz; yavrunuz hangisi hoşuna giderse onu seçecek. Emzik için tonla para harcadıktan sonra (güya emziğe çok karşıydım ama iş inada binmişti çoktan. O çocuk emzik emecekti, o kadar…) ideal emziğimizi bulduk ve aylarca aylarca aylarca (28 ay!) sadece onu emdi. Chicco Physio Soft – Kauçuk ile başladık, biraz büyüyünce silikon olanları da almaya başladı.

Chicco Physio Soft Kauçuk

Çok çirkin, değil mi ? Evet, çirkin. Bir arkadaşım bunu gördü, “aaa, bakkal emziği” dedi. Bakkal makkal, ben sonuca bakarım 🙂

Emzirdikten sonra hemen ağzına tıkardım, uyumaya devam ederdi. Renkli renkli emzik zincirleri takardım, şirinmiş gibi olurdu. Ayrıca küçücük suratının yarısını kaplardı, cidden komik olurdu. Zaten biraz büyüyüp o ilk hırçınlıkları geçince renkli almaya başladım, onlar gerçekten şirindi.

Emzik kullanan bir bebeğiniz varsa yapmanız gereken bir emzik2kaç şey var :

  1. Emzik yedeklemek (aynı anda 3 tane falan ideal)
  2. Bebeğin ayına göre emzik değiştirmek
  3. Bebek çantasında, arabada, ananede, babannede emzik bırakmak
  4. Bebekle dışarı çıkarken emzik kutusunda en az 1 adet  yedek tutmak
  5. Her gün emzikleri sterilize etmek

“Bu kadar emziğe ne gerek var” derseniz bebeklerin emzik zincirleri ile oynadıklarını, emziklerini büyük bir zevkle yerlere attıklarını, emzik yere düştükten sonra da ciyak ciyak bağırdıklarını söyleyebilirim.

Ben “her bebek için muhakkak bu emzik uygundur” diye düşünüp herkese bu emziği tavsiye ederken oğlumu alıştıramadım! Sonra ilk dönemdeki gibi emzik araştırmalarım başladı ama çok fazla yatırım yapmadan şunu buldum : Philips Avent Soothie

emzik3Chicco’ya göre daha sevimli ve şekilli olan bu emzik de kesinlikle ideal değil :

  1. Kocaman ve bebeğin minicik yüzünün yarısını kaplıyor, komik oluyor.
  2. Emmesi çok zor olduğu için sürekli ağzından çıkıyor (iyi tarafı : emmesi çok zor olduğu için bebekte bağımlılık yapmıyor)
  3. Zincir takılacak yeri yok

Ben  kullanırken tutma yerini delip zincir geçiriyordum. Oğlum uykusu varken emerdi ve yaklaşık 6 aylıkken bıraktı. Sonra da başka hiçbir emziği istemedi. Hal böyle olunca oğlumu sakinleştirmek ve uyutmak çok zor bir hale geldi. (Bu başka bir yazının konusu)

Emzik kullanımını tamamen bitirmiş bir anne olarak şu an rahatlıkla diyebilirim ki emzik için kasmanıza gerek yok. Yani “dişleri yamuk çıkarsa, ya bırakamazsa, üff plastik emmesin” gibi endişelerinizi bir yana atabilirsiniz. Hiçbir şey olmuyor. Zamanı gelince bir şekilde bırakıyorlar.

Aslında yapabilirseniz emziği sadece uyku aracı olarak kullanabilirsiniz. Lakin emzik gibi bir kurtarıcı bulmuşken (İngilizce’de emzik demek pacifier yani yatıştırıcı demek mesela) bunu yapmak baya zor olacaktır, orası ayrı mesele.