Tuvalet Eğitimi – 2

Tuvalet Eğitimi yazımda konuyla ilgili bir çok şeyden bahsetmişim. Şimdi aynı süreçten bir kez daha geçip farklı deneyimler yaşayan bir anne olarak yazacağım.

Kızım 38 aylıkken temizlenmişti ve sanki zorla altını bağlıyormuşum gibi beni öğretmenine şikayet etmesiyle tuvalet eğitimine başlamıştık. “Aaa, çocuk muhakkak sinyal vermiştir, illa öğretmenine şikayet etmesini mi bekledin?” diye düşünenler olabilir. Evet, çocuğum saklanarak kaka yapıyordu, kirli bezin hemen değişmesini istiyordu ama kesinlikle tuvalete veya lazımlığa oturmak istemiyordu. Hatta “ben hep altıma yapçam, sen de hep temizliceksin” deyip gülüyordu bana! Bu yüzden öğretmeni böyle bir şikayetten bahsettiğinde baya sarsılmış, kendimi sorgulamıştım. Sorgulamam bitti ve çocuğumun bana haksızlık ettiğine, evde başka okulda başka bir karakter sergilediğine karar verdim ve rahatladım. 🙂 Yoksa sorgulamalar ve suçlu hissetmelerle annelik müessesesi çok yıpranıyor..

Oğlum 36 aylıkken mevsim yazdı ve ben de tuvalet eğitimi için kendimi hazır hissediyordum. Özellikle bir önceki tecrübemden dolayı sinyalleri doğru algılamaya çalışıyordum. Oğlum da tuvalete ilgiliydi, kimi zaman sabahları kuru bezle uyanıyordu, kakasıyla arasında ekstra bir bağ yoktu ve ben işimin çok kolay olacağını düşünüp seviniyordum… Bu arada anneanne – babaanne tayfası da bu yaz bu işin bitmesi gerektiği ile ilgili hemfikirdi ve muhabbetlerimizde bu mevzuyu araya tatlı tatlı sokuşturuyorlardı.

Ben ve koşullar tuvalet eğitimine hazırdık ama oğlum değildi… Oğlum tuvaleti sadece ara ara kaka yapılacak bir yer gibi gördü ve biraz tuvalete, biraz da altına yapmaya devam etti. Bezini çıkarmayı asla kabul etmedi. Zorlamadım… Zaten çoooook uzun zamandır bez satın almaya, alt bakmaya alıştığım için, birkaç ay daha bakabilirdim. Ne yani, sonsuza kadar altına yapacak değildi ya 🙂

Eylülde okula bezli olarak başladı, maalesef ki sınıfta kendi gibi bezli olan 2 arkadaşı daha vardı ve oğlum bundan güç aldı resmen. Okula paket paket bez bıraktım, o bezini bırakmadı… Sonra bir gün – tesadüfen sömestr tatilinden 2 gün önce (!) – (ah bu öğretmenler ne çakal:) ) (ama onlara da yazık tabi, elalemin çocuğunun çişi kakasıyla mı uğraşacak?) oğlum artık bez istemediğini söylemiş. Okuldan acilen külot lazım diye arandım, acilen götürdüm mecburen. İşte o gün Domestos ile tekrar kaynaştığımız süreç başladı ….

Oğlum tuvalete gitme işine alışmıştı ama tüm çiş ve kakasını tuvalete yapmak ile ilgili sıkıntıları vardı. Çoğunlukla bir şeylere dalıyor ve altına çiş kaçırıyordu (neyse ki hiç kaka yapmadı, buna da şükür… ) “Oğlum çişin var mı?” dediğim zaman kızıyor ve yüzüme baka baka salıyordu… Ben de buna çözüm olarak klasik çiçek sulama yöntemine başvurdum 🙂

-Oğlum, çiçekleri sulayalım mı?

-Çiçekler susuz mu kalmış anne ?

-Evet, hadi sulamaya..

Neyse ki doğduklarından beri doğa cici, ağaçlar, çiçekler cici, hayvanlar cici olduğundan bu yöntem bizde işe yaradı. Bir süre sonra sulama seremonisine bile gerek kalmadı, kendiliğinden çişi geldiğini hatırlayıp tuvalete gitmeye başladı çok şükür. Her çocuğun performansı farklı olsa da şimdiki aşamaya gelişimiz yaklaşık 3 ay sürdü. (Yine de gece kaçırmaları ilk ayda bittiği için şanslıyım 🙂 )

Oğlumun temizlenmesi ile Prima Premium Care No:6 hayatımdan çıkmış oldu. Neredeyse 5,5 senelik bir beraberlikten sonra bez almamak tuhaf geliyor, hala sitelerin bez kampanyalarına bakıp aa, şu paket çok mantıklıymış falan diyorum. Sizde de böyle olmuş muydu ? 🙂