Biberon Seçimi

Yenidoğan alışveriş listesinde muhakkak olması gereken bir başka madde de biberon. Hayalimiz sütün hemen gelmesi, bebeğin hemen emmeye başlaması ama bazen hayaller gerçek olmayabiliyor. Bu yüzden doğum çantanıza bir adet biberon koymanızda yarar var, belki hastanede kullanmak zorunda kalabilirsiniz.

Ben malzeme olarak camın, plastiğe göre havada karada daha sağlıklı olduğunu düşündüğüm için ilk biberonlarımı hep cam seçtim. Tercihim Philips Avent Natural – Yenidoğan ve Chicco Nature Glass biberonları olmuştu. Sonra kızım biraz büyüyüp su, mama, meyve suyu, ıhlamur vs içmeye başlayınca ister istemez PP biberonlardan almak zorunda kaldım. Çünkü cam biberonları yerlere atıp kırdı. (4 tane cam biberon kırdık, dördünde de her yer tuz buz cam oldu… Bu yüzden yaramaz bebeğinize cam biberon verirken dikkat edin 🙂 )

Biberon Alırken…

Biberon alırken dikkat edeceğiniz birkaç nokta var :

  1. Öncelikle alacağınız ürünün seri olmasına dikkat edin. Yani aynı biberon emziğine uygun hem cam, hem plastik, hem küçük, hem büyük biberonları olmalı. Hatta en mantıklısı kullandığınız göğüs pompasının markasından seri yapmak. Tabi çılgın gibi süt üretip dondurucunuzun tamamını üstü tarihli süt poşetleriyle doldurmadığınızı varsayıyorum. Benim öyle bir durumum hiç olmadı, sütü taze taze sağıp en fazla 1 gün sonra içirdim. Lakin kutu kutu süt saklama poşetleri satın alan anneleri de biraz kıskandığımı itiraf edebilirim. Sütünüz hem bebeğinize, hem dondurucunuza kadar yetiyorsa, pompanız ile biberonlarınızın aynı marka olmasına hiç lüzum yok.  Daha normal boyutlarda süt üretiminiz varsa bebeği tek tip biberona alıştırmak açısından pompa biberonunun serisini yapabilirsiniz.
  2. Bilinen ve kolay bulunan bir marka olmasına dikkat edin. Çocuğunuz o biberona alışıp başka biberonları reddedebilir o yüzden başlangıç biberonunu nadir bulunan veya absürt fiyatlı bir markadan seçerseniz sonunda mağdur olabilirsiniz.
  3. Biberonun tutuşu rahat olmalı, birçok firma buna dikkat ediyor ama her bebek kendine has. Alırken şöyle bir bakarsınız, hangisi içinize sinerse..
  4. Biberondan sıvı çok kolay gelmemeli. Tabi bu biberondan çok biberon emziğinin yapısı ve numarası ile ilgili. Markaya göre 1 veya 0 numara olmalı. Yenidoğan bebeğiniz pek çaba sarf etmesine gerek kalmadan karnını doyurmaya başlarsa; hem çene kasları gelişmez, hem de memeden uzaklaşıp tamamen biberonla beslenmek istemeye başlar. Bazı kadınlar emzirmekten pek hazzetmiyor ama birçok kadın için bebeğin memeyi reddetmesi bir travma sebebi. Bu yüzden biberonun tek delikli ve zor emilen cins olmasına dikkat edin. Bu tarz biberonlar genellikle “natural …. ” veya  “emzirme ile birleştirilebilir” ibareleriyle satılıyor.

Benim favori markam Philips Avent Natural, tabi Lansinoh Natural Wave veya Chicco Natural Feeling de olur. Ayrıca Dr Brown’s kullananlar da genellikle memnun ama bizzat kullanmadım.

Cam Biberon Artılar & Eksiler

  • Sağlıklı malzeme
  • Hijyenik ve kokusuz
  • Eskimez ve renk değişimi olmaz
  • Sıcak – soğuk kullanılabilir
  • Bebeğin kendi tutması için biraz ağır
  • Taşıma çantasında ek yük
  • Kırılabilir
  • Kırıldığında hem biberonsuz kalırsınız, hem de tuz buz olduğu için temizlemesi çok zor.

Kırılmaya karşı önerim : Silikon veya havlu biberon tutucu edinebilirsiniz. %100 sonuç vermese de belli bir oranda koruyucu olur.

PP Biberon Artılar & Eksiler

  • Bebek rahatlıkla kendisi tutabilir, kaldırabilir
  • Kırılmaz
  • Hafiftir, taşıma çantasında ek yük yapmaz
  • İçinde BPA olmadığı söylense de sonuçta plastik
  • Ne kadar iyi yıkanırsa yıkansın bir süre sonra içinde koku oluşmaya başlıyor
  • Bir süre sonra sararmaya başlıyor
  • Belirli aralıklarla değiştirilmesi lazım

Bence mantıklı olan kullanım sıralaması şu :

  1. Bebek çok küçükken yani biberonu sizin tuttuğunuz zamanlarda cam biberon kullanmak
  2. Bebek 6 aylık civarı olunca PP biberona geçmek, böylece rahatlıkla eline alıp suyunu içebilir, biberonu yere atabilir
  3. Bebek 1-1,5 yaşına gelince gece sütü için tekrar cam biberona dönmek

Biberon Sterilizasyon İşlemi

Biberonlar tek kullanımlıktır, yani içine sütü koyarsınız, bebeğiniz içer sonra sterilize etmeniz gerekir. Temizleme için biberon temizleyici fırça edinebilirsiniz. Her ne kadar biberon paketlerinde bulaşık makinesinde yıkanabileceği yazsa da özellikle PP biberonlar için ben pek tavsiye etmem çünkü biberona deterjan kokusu siniyor. Sonra bu sinmiş koku süte siniyor ve gerçekten iğrenç oluyor.

Benim yöntemim doğal içerikli ve kokusuz bir deterjanla temizleyip bol su ile durulamak, ardından 60 dakika sterilize etmek. Eğer sterilizasyon makineniz yoksa 5 – 10 dakika suda kaynatabilirsiniz. Aynı şeyi emzikler için de uygulayabilirsiniz. Ben ilk dönem sadece 2 emzik için makine çalıştırmak yerine cezvede kaynatmayı tercih ediyordum. Sonra biberon bulaşıkları da çıkınca makineyi çalıştırmak daha mantıklı hale geldi. Aynı anda 5-6 biberon kullanmıyorsanız makine almanıza gerek yok ama benim iki bebeğim olduğu için ve bebek çantamda, ananede, babaannede, arabada, şirkette, vs yedek tuttuğum için her gün muhakkak makineyi çalıştırıyorum.

Günün sonunda, biberon seçimi önemli. Umarım tek seferde bebeğinizin seveceği biberonu bulursunuz.

 

Emzik mi?

Çiçeği burnunda bir anne adayıyken bir sürü olmazlarım vardı. Çocuğumu en doğru şekilde büyütmek, ona en doğru malzemeleri sunmak için tüm hamileliğim boyunca araştırmalar yaptım, bir sürü şey okudum ve bebeğim doğmadan annelik ekolüm hazırdı. Tabi ki bu ekolün içinde, bıraktırmak için tonla uğraşı gerektiren “emzik” kesinlikle yoktu.

Hayalim; tamamen benim bebekliğime benzeyen, sakin, uslu bir bebekti ama gerçekte sahip olduğum minik yaratık kesinlikle o değildi. Morarana kadar ağlayan, emme eylemi  haricinde susmayan, benden başka kimsenin kucağında durmayan, 7/24 yapışık ikiz gibi gezinmek zorunda kaldığım, bıraktığım an ciyak ciyak bağıran bir bebek doğurdum. Pek şikayet etmesem de bu süreç beni çok yordu. Düşünsenize bir emme seansı 40-50 dakika sürüyor, bebek göğsümde uyuyor ve ağzını oradan çektiğim an uyanıp ağlamaya başlıyor… Her şeyi üstlenmeye kalkmış çılgın bir lohusaydım ama bebeğim sayesinde hiçbir şey yapamıyordum. Buna tuvalete girmek ya da duş almak gibi zaruri ihtiyaçlar da dahil… Bu noktada 3 ay boyunca kullanmamak için direttiğim emzikler bana bir hayli yardımcı oldu diyebilirim. Bıraktırmaya çalışırken zorlanacağımı biliyordum, 2 yıldan fazla emmemesi gerektiğini biliyordum, ağız – çene yapısını bozabileceğini biliyordum, sağa sola düşen emziği ağzına almak suretiyle daha kolay hasta olabileceğini biliyordum, hepsini bildiğim halde yapacak bir şey yoktu. Taktım emziği, kurtuldum.

Tabi, ideal emzik diye bir şey yok. Her çocuk birbirinden o kadar farklı ve bu, her durumda o kadar apaçık ortaya çıkıyor ki… Kızım için emzik kullanmaya karar verdikten sonra tabi ki gayet basit düşündüm. Sandım ki hoşuma giden bir emziği alırım, o da beni nasıl emiyorsa emziği de cok cok emmeye başlar. Öyle bir dünya yok hanımlar… Siz en güzel, en kaliteli, en şık emzikleri alabilirsiniz; yavrunuz hangisi hoşuna giderse onu seçecek. Emzik için tonla para harcadıktan sonra (güya emziğe çok karşıydım ama iş inada binmişti çoktan. O çocuk emzik emecekti, o kadar…) ideal emziğimizi bulduk ve aylarca aylarca aylarca (28 ay!) sadece onu emdi. Chicco Physio Soft – Kauçuk ile başladık, biraz büyüyünce silikon olanları da almaya başladı.

Chicco Physio Soft Kauçuk

Çok çirkin, değil mi ? Evet, çirkin. Bir arkadaşım bunu gördü, “aaa, bakkal emziği” dedi. Bakkal makkal, ben sonuca bakarım 🙂

Emzirdikten sonra hemen ağzına tıkardım, uyumaya devam ederdi. Renkli renkli emzik zincirleri takardım, şirinmiş gibi olurdu. Ayrıca küçücük suratının yarısını kaplardı, cidden komik olurdu. Zaten biraz büyüyüp o ilk hırçınlıkları geçince renkli almaya başladım, onlar gerçekten şirindi.

Emzik kullanan bir bebeğiniz varsa yapmanız gereken bir emzik2kaç şey var :

  1. Emzik yedeklemek (aynı anda 3 tane falan ideal)
  2. Bebeğin ayına göre emzik değiştirmek
  3. Bebek çantasında, arabada, ananede, babannede emzik bırakmak
  4. Bebekle dışarı çıkarken emzik kutusunda en az 1 adet  yedek tutmak
  5. Her gün emzikleri sterilize etmek

“Bu kadar emziğe ne gerek var” derseniz bebeklerin emzik zincirleri ile oynadıklarını, emziklerini büyük bir zevkle yerlere attıklarını, emzik yere düştükten sonra da ciyak ciyak bağırdıklarını söyleyebilirim.

Ben “her bebek için muhakkak bu emzik uygundur” diye düşünüp herkese bu emziği tavsiye ederken oğlumu alıştıramadım! Sonra ilk dönemdeki gibi emzik araştırmalarım başladı ama çok fazla yatırım yapmadan şunu buldum : Philips Avent Soothie

emzik3Chicco’ya göre daha sevimli ve şekilli olan bu emzik de kesinlikle ideal değil :

  1. Kocaman ve bebeğin minicik yüzünün yarısını kaplıyor, komik oluyor.
  2. Emmesi çok zor olduğu için sürekli ağzından çıkıyor (iyi tarafı : emmesi çok zor olduğu için bebekte bağımlılık yapmıyor)
  3. Zincir takılacak yeri yok

Ben  kullanırken tutma yerini delip zincir geçiriyordum. Oğlum uykusu varken emerdi ve yaklaşık 6 aylıkken bıraktı. Sonra da başka hiçbir emziği istemedi. Hal böyle olunca oğlumu sakinleştirmek ve uyutmak çok zor bir hale geldi. (Bu başka bir yazının konusu)

Emzik kullanımını tamamen bitirmiş bir anne olarak şu an rahatlıkla diyebilirim ki emzik için kasmanıza gerek yok. Yani “dişleri yamuk çıkarsa, ya bırakamazsa, üff plastik emmesin” gibi endişelerinizi bir yana atabilirsiniz. Hiçbir şey olmuyor. Zamanı gelince bir şekilde bırakıyorlar.

Aslında yapabilirseniz emziği sadece uyku aracı olarak kullanabilirsiniz. Lakin emzik gibi bir kurtarıcı bulmuşken (İngilizce’de emzik demek pacifier yani yatıştırıcı demek mesela) bunu yapmak baya zor olacaktır, orası ayrı mesele.