Ademom* kimdir ?

“Ade” sizin için hiçbir şey ifade etmeyebilir. Anlamsız bir kelime, rastgele yan yana gelmiş 3 harf gibi gelebilir. Ama ben o kelimeyi duymak için 19 ay bekledim, çünkü kızım çok inatçıydı !

Oğlum ise görece daha az inatçı çıktı ve 11.ayda ade demeye başladı. A-d-e yani anne… Anne…

Hayatta belki en çok istediğim şey anne olmaktı, küçük yaşlardan beri. Üniversitedeydim; yanıma yanaşan birileri olsa hemen muhabbet arasına çocuklar, aile, babalık gibi konuları sokuşturan yarı deli bir kızdım. Bir dönem o kadar umutsuzluğa düştüm ki asla anne olamayacağımı, aile kuramayacağımı düşünmeye başladım. Kendime baktım, etrafa baktım, dünyaya baktım… Çıkış yolu yok gibiydi, ama varmış. Her şeyin zamanı varmış. Benim zamanım 30 yaşmış efendim… Otuzuma gelince standart otuz yaş sendromuna girmek yerine küçük kızımla mücadeleye girdim. (Eylül 2014) Tabi anne olmayı o kadar çok istemiş, bu konuda o kadar çok dua etmiştim ki Allah 21 ay sonra bir de erkek evlat verdi. ( Haziran 2016)

2017 itibariyle 33 yaşında, 2 çocuk annesi bir kadınım yani.

Neyse ki , tek işim evde takılıp çocuk bakmak, çocuklarımın resimlerini çekmek ve onlarla alakalı yazılar yazmak  değil. Tekstil sektöründe çalışıyorum ve birçok anneye göre daha rahat çalışma koşullarım olduğu için çocuklarımdan fedakarlık etmeme gerek kalmadan işime devam ediyorum. Tabi anca %30 performansla 🙂

Yavrular ve işi bir kenara bırakırsak birçok hobim için zaman yaratamıyorum elbette ama uykumdan feragat ederek kitap okumaya, film izlemeye gayret ediyorum. Yoksa küçücük dünyamıza sıkışıp kalıyoruz ve sıkılıp gerilmeye başlıyoruz. Bu yüzden insanın kendine bir şekilde vakit ayırması şart…

Yazıyorum çünkü hamileliğimdeki yalnızlığımı düşündükçe öğrendiklerimi paylaşmam gerektiğini düşünüyorum. Benimle benzer şeyleri yaşayan ve yaşayacak olan, benzer çözümleri deneyip toslayacak olan tüm annelere ve babalara yardım edecek olmayı umuyorum.

*Ademom : Yarı Türkçe, yarı İngilizce olan bu kelimeyi kankam Tolkam üretti ama bizi resmen böyle abuk bir şeyler üretmeye mecbur ettiler 🙂  Çünkü yazar adı en az 4 karakterden oluşmak zorundaymış ve birçok alternatif çoktan kapılmış. Ortalama yarım saatlik bir uzaktan beyin fırtınası ile ademom oldum. Söylenirken “naber adamım” gibi bir tavrı olması da hoşuma gitti. Ne de olsa çoğumuz Amerikan dizilerine gülüyoruz, değil mi?