Bebekte Ateş

Bir annenin en önemli özelliği ne olmalıdır diye sorsalar, sakin ama tedbirli olmak derim. Çünkü panik, olay anında yanlış kararlar vermemize sebep olur. Ateş çıktı diye ortalığı ayağa kaldırmak ve paldır küldür hastaneye koşturmak her zaman gerekli olmayabilir. (bazen de hastanede olmak hayat kurtarır işte, şans… )

Rahatlıkla gamsızlık arası garip bir sakinliğim var, bazen ben de kendime şaşırıyorum ama çoğunlukla bu sakinliğin faydasını görüyorum. Mesela çocuklarımı üşüyecekleri, terleyecekleri veya kirlenecekleri için boğmam ama elimden geldiğince tedbirli davranırım. Çocuğum yağmurda oynayabilir, üşümeden üzerini değiştirmek şartıyla… Yanımda yedek kıyafet taşırım, terlerlerse üstlerini değiştiririm, üşürlerse ceket giydiririm, kirlenirlerse yıkarım. Benim annelik doğrum böyle şekillendi, herkesinki farklı muhakkak.

İster çocuğunuz yerlere yatsın yuvarlansın, ister evden dışarı çıkmasın, ister terledi / üşüdü diye sürekli kıyafet değiştirin, ister hiç aldırmayın… Keşke hiç hastalanmasalar ama hepimizin çocuğu hastalanır. İlk olarak benim yüzümden oldu, eşim yüzünden oldu, rüzgar esti üşüdü, komşunun oğlu üstüne hapşırdı, vb bahaneler ve suçlamalardan kurtulmalıyız. Neden? Çünkü hiçbir işe yaramaz… Çocuklarımdan biri ateşlendiğinde veya öksürmeye başladığında eşim hemen bıdırdanmaya başlar, suçlayıcı bir tavır takınır, laf sokuşturur, vs. Ama inanın, hiçbir işe yaramıyor…

Ateş yükselmesi başlı başına bir hastalık değil, hastalığın belirtisidir. En basit şekilde, vücut içeride yabancı bir şeyler var, bizim onu yok etmemiz lazım. Bu yüzden ısıyı artıralım (ateş), gereksiz enerji kaybını engelleyelim (halsizlik), gereksiz kan akışını durduralım (el ve ayakta üşüme) ve tüm enerjimizi bu işe verelim demek ister. Kontrollü olduğunuz sürece, bebeğin bir süre ateşli kalmasına izin vermek, bağışıklık sisteminin enfeksiyonu sınırlandırabilmesi açısından önemlidir. Kaç dereceye kadar ? Her çocuğun sınırı farklıdır muhakkak ama çocuğun ağrısı, mızmızlığı yoksa 38,5 – 39 dereceyi görmeden müdahale etmiyorum. (Garip sakinlik yine devrede 🙂 )

Ateş çıktığında ne yapalım?

Öncelikle özel grup olan yenidoğanları hiç vakit kaybetmeden doktora götürmek gerekir. Küçük bebeklerde vücut termostatı henüz gelişmediği için ateş tam olarak kontrol edilemez ve aşırı ısınma havaleye sebep olabilir. Havale, beynin aşırı ısı artışından kendini koruma refleksidir diyebiliriz. Beynin kendini aniden kapatma hali, bazen istenmeyen arızalara sebebiyet verebilir, Allah korusun… Ancak her havale, arıza bırakmayabilir(miş)

1 yaştan büyük çocuklar için ;

  • Öncelikle ateş ölçerimizi elimizden düşürmeden çocuğu kontrol edelim. Bebekler yüksek ateşe bizden daha dayanıklı olsalar bile, 39 derece pek aşılmaması gereken bir sınırdır. Çocuğu hem alın, hem vücuttan ölçelim.
  • Su içirmeyi unutmayalım. Su şifadır.. Ayrıca ateş ile beraber vücuttaki sıvı kaybını dengelememiz önemli. Haliyle ayran, meyve suyu, ıhlamur, çorba vs hepsi elzem.
  • Çocuğun kıyafetlerini azaltalım, mümkünse pijama gibi rahat giysiler, gerekirse de sadece iç çamaşırı giydirelim.
  • Çocuğun üstünü örtmeyelim, midesine ince bir örtü yeterli.
  • Vücudunu ıslak bez ile silelim veya ılık bir banyo yaptıralım. Yalnız su asla soğuk olmasın, aksi takdirde vücut şoka girebilir. Ben öncelikle banyo sıcaklığında suyu açıyorum, suya alıştıktan sonra dereceyi biraz düşürüyorum.
  • Ateşi düşüremezsek ve yükselme eğilimindeyse ateş düşürücü verelim. Şurubun etki süresi yarım saati bulabiliyor.
  • Şuruba rağmen ateş düşmüyorsa, en yakın sağlık kurumuna gidelim.

İnatçı ateş

İnatçı ateş, evde yapılabilecek tüm yöntemlere ve hatta ateş düşürücü şuruba rağmen geçmeyen ateştir. En sakin, en deneyimli anne-babalar için bile endişe vericidir. Çocukta inatçı ateş varsa, bir sağlık kurumundan destek almak; fitil veya serum yaptırmak gerekebilir.

Ateş düştükten sonra ne yapalım ?

İnatçı ateş durumu yoksa ateş, ilaç veya ılık bir duş ile düşer ama tekrar çıkmayacağının garantisi yoktur. Maalesef ki, tüm hastalıklar gibi ateş de akşamları nüksetme eğilimindedir ve ebeveynlerin gece boyunca düzenli kontrolleri elzemdir.

  • Çocuklarımdan biri ateşlendiğinde, çok uykum varsa muhakkak ateşini düşürdükten sonra uyuyorum.
  • Saat başı alarm kurup kontrol ediyorum.
  • Çok yorgunsam yanımda yatırıyorum, böylece tek gözü açık bir şekilde de olsa sürekli kontrol edebiliyorum. (Aslında bu da hastalık bulaşması açısından bir risk tabi )
  • Gece kontrollerinde uykusu kaçmasın diye duş yaptırmıyorum, onun yerine ıslak bir bezle kollarını, bacaklarını siliyorum.
  • Kolonya kullanmıyorum çünkü geçici bir ferahlama sağlasa da uzun vadede neticeyi değiştirmiyor.
  • Silerek ateşi düşüremezsem, şurup veriyorum. Genellikle 2 şurup ile minimum iki saatte bir döngü yapıyorum. Bunun sebebi şuruplardaki etken maddenin farklı olması.
  • Elimde ateş ölçer, tüm gece uyanık beklemek yerine uyuyorum. Evet, uyuyorum çünkü benim de güçlü olmam lazım; çocuğum hastayken ben de halsiz düşersem bize kim bakacak?

Ateş ne kadar sürer?

Elbette vücuda giren mikrobun kuvveti ve vücudun tepkisi farklı olsa da, ortalama bir hastalığın ateş süresi 2 gündür. Hatta gündüz gayet iyiyken akşam ateş yükselmeye başlar. Çocuğunuz iki günden daha uzun süre ateşli bir hastalık geçiriyorsa, yine bir sağlık kurumuna götürmekte fayda var. Düşmeyen veya tekrarlayan ateşin altıncı hastalık gibi başka bir sebebi olabilir.

Son olarak, hep söylediğim gibi, uzman değilim ama 2014’ten beri edindiğim tecrübe bana şunu gösterdi : sakin ol, tedbirli davran, panik yapma. Hmm, bir de ihtiyacın olduğunda destek iste.

Sağlıklı sıhhatli günler dilerim..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s