Elektronik Bakıcı Meselesi

“Elektronik bakıcı” nedir ?

Televizyon, telefon, tablet, bilgisayar, vs çocuğumuzun kurcalamaya bayıldığı elektronik aletlere elektronik bakıcı deniyor. Siz kendi işinizle meşgulken bir şeyler de çocuğunuzu meşgul ediyor, ona dadılık yapıyor… İyi mi, kötü mü?

Bizim zamanımızda televizyon vardı, 84 doğumlu bir çocuk olarak hem tek kanallı dönemi, hem özel kanallar dönemini gayet iyi hatırlıyorum. O zamanlar TRT’de çizgi film saatleri olurdu, o saatleri kaçırmazdık. Sonra Star Tv çıktı, düzenler biraz değişti, hele diğer kanallar çıkınca işler iyice değişti. Bir yerden bir çizgi film, o bitince diğer kanaldan başka çizgi film derken televizyon karşısında geçirdiğimiz süre arttı. Önce yarım saatti, sonra iki saat oldu… Düşününce yine de masum saatler gibi geliyor…

Ben çocukken atarimiz vardı, odamızı toplarsak oynayabilirdik, saat 5’e kadar; sonra arka bahçeye inip apartman arkadaşlarımızla istop falan oynardık. O da akşam ezanı  okunana kadar… Her şey saatli, programlıydı.

Bizden farklı olarak çocuklarımız akıllı telefonların, tabletlerin, bilgisayarların göbeğine doğdu ve pek sevdiğimiz Youtube gibi uygulamalar çocuklarımızdaki bekleme ve yetinme gibi bazı yetenekleri köreltti. Şimdi tamamen şımarık ve sabırsız çocuklarımızla baş etmeye çalışıyoruz…

Bu böyle olmayabilir miydi ? Yani hiç elektronik bir alete maruz bırakmadan büyütebilir miydik ? Evet, bu mümkün. Yeterince idealist davranırsanız ve çevrenizdekiler de size saygı gösterirse neden olmasın? Küçücük beyinler illaki kontrolsüz videolar ile zehirlenmek zorunda değil. Lakin ilk başta çocuğun evde sürekli gördüğü insanların kendilerini elektronik bakıcılar dışında bir şeyler ile oyalayabilmesi gerekiyor. Siz kendinizi de yırtsanız evin babası elinden telefonu düşürmüyorsa mesela, veya akşamlarınızı televizyon karşısında geçirmeyi âdet haline getirdiyseniz çocuklarınız da elektronik eşyalara daha fazla ilgi göstereceklerdir, kaçışı yok. Yani ilk kural, evdeki elektronikleri ailecek sınırlandırmak…

İşin “bakıcı” kısmı, aynı anda bir sürü yetmeye çalıştığımız için biraz çekici gelmiyor değil. Gönlüm çocukların ne ekran ışınlarına maruz kalmasına, ne de birebir bilmediğimiz içerikleri izlemesine razı; lakin şartlar zaman zaman beni buna zorluyor. Mesela bir restorandayız, çocuğu oturtamıyorum! Kafamı çevirip diğer çocuklu ailelere baktığımda onların da minik ekran bağımlıları yetiştirdiğini görüyorum… Çocuklarının akıllı telefonları nasıl kullandığını anlatıp böbürlenen anneler görüyorum… Bence yeni nesil hastalığı, ekran bağımlılığına dayalı göz ve beyin fonksiyonlarının yavaşlaması veya farklılaşması olabilir…

Pedagoglar, ekran karşısında geçirilen sürenin 0-3 yaş arasında sıfır, 3 yaşından sonra da günde 15-30 dakika aralığında olması gerektiğini söylüyorlar. Şimdi öz eleştiri yapacak olsak hangimiz kafa dinlemek için çocuğunu elektronik bakıcılara emanet etmiyor ? Etmeyenleri can-ı yürekten kutluyorum, maalesef ben bu konuda başarısız olan gruptayım…

Neyse ki artık yaz geliyor da çocukları oyalamak kısmen daha kolay. En azından açık havada gezebileceğiz ve oturup çizgi film izlemekten daha çok keyif alabileceğimiz etkinliklere katılabileceğiz. Oley! ( bu da mazlum avunması olsun 😦 )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s