Yenidoğan İhtiyaç Listesi

Bloga yazdığım ilk yazılardan biri yenidoğanlar için ihtiyaç listesiydi. Hatta önce giyimden başlamıştım, sonra da ev, uyku, banyo, beslenme vs devam edecektim ama araya başka şeyler girdi, unuttum. ( Bu seriye devam edeceğim ama, kesin :))

Geçen gün aklıma geldi, aslında bir yenidoğanın en büyük ihtiyacı sağlıklı bir anne. Bir yenidoğanı aylarca kalbinin sesiyle rahatladığı annesinin göğsünde olmaktan başka ne rahatlatabilir ki ? Emmese de orada kalsın, o tanıdık sesi duysun; onu seven, isteyen, koruyan, besleyen ve ona bakan bir annesi olsun, yeter… Bazen çok acı hikayeler duyabiliyoruz… Bu hikayelerin bir kısmında anne kendi sağlığıyla boğuşurken bebeğiyle ilgilenemiyor, bir kısmında bebek kendi sağlığıyla boğuşurken annesine kavuşamıyor, bir kısmında da her şey normalken annenin psikolojisi normal olmuyor…

Hamileyken en büyük korkum, lohusa depresyonuydu. Depresife yakın bir kişiliğim olduğu için, lohusa depresyonu da benim için gayet yakalanılası bir rahatsızlıktı. Kocaman karnıma bakıp içinden çıkacak yavruyu koşulsuz seveceğime inanıyor ama bir yandan da ” kendimden ummadığım bir ruh haline girip onu kabullenemezsem” diye kaygılanıyordum. Çok şükür ki endişelerim yersiz çıktı ve sanki anne olmak için doğmuşum gibi kapıp kavradım yavrumu. Hatta biraz kıskançlık, aşırı sahiplenme gibi başka bozukluklar çıktı 🙂

Sağlıklı bir anne nedir, ne yapar derseniz; bana göre bu annenin kendi çabasıyla değil, çevresiyle beraber oluşturabileceği bir kavramdır.

  • Öncelikle yeni anneye dinlenmesi için ortam yaratılmalıdır.
  • Onun ihtiyaçlarına ve isteklerine anlayış gösterilmeli, ondan hizmet beklenmemelidir.
  • Yeni annenin davranışları, oturması, kalkması, yatması, emzirmesi vs eleştirilmemelidir. Onun canını sıkacak en ufak söz edilmemelidir, sütü hemen etkilenir.
  • Yeni baba, yavrusunun farkında olmalı ve olaya bir şekilde dahil olmak için küçük işlerde yardımcı olmalıdır. Bebeğin gazını çıkarmak, bebeği uyutmaya çalışmak, banyosuna yardımcı olmak gibi
  • Bebek ile anne ayrı tutulmamalıdır. Bebek sahiplenilip anne dışlanmamalıdır. Genelde babaanneler bebeği sahiplenir nedense, soyadı dolayısıyla olsa gerek.  Bunu nedense iyilik gibi yaparlar : “Biz bebeğe bakalım, sen uyu” Kötü niyetlisi de “bebeğe ben bakarım, sen misafirleri ağırla veya evi temizle veya yemek yap” vs Tamam da, anne-bebek bağlanması ne olacak ?  Bizde de babaannemiz benden önce koşturuyordu kızıma, iyi niyetinden hiçbir şüphem yok ama yine de lohusa halimde çok dokunmuştu bana…
  • Toplumdaki yaygın inanışlardan biri, bebeğin sıkça kucaklanmasının onu şımartacağı ve uzun vadede anneye rahatsızlık vereceğidir. İtiraf etmem gerekirse ben de öyle düşünüyordum ama bebek sahibi olmadan konuşmak kolay tabi…. Senin canın ciğerin orada ciyaklarken kolaysa istifini bozmadan yerinde otur öyle! Mümkün değil… Anne mümkün olduğunca bebeğini kucaklamalı, onunla konuşmalı ve ona güven vermelidir. Mutlu bebek, mutlu annedir…
  •  Maalesef doğum olduğunda evde ziyaret etmek gibi abuk subuk adetlerimiz var… Ziyaret ile beraber misafirin bebeği kucaklaması, anneyi öpmesi hatta bebeği öpmesi gibi hiç hiç hiç tasvip etmediğim adetler de cabası… Sağlıklı bir anne için, bu tip mikrobik faaliyetlerin odanın dışında tutulması şart. Hem annenin, hem bebeğin en hassas dönemi çünkü…
  • Anne standart ev işlerinden muaf tutulmalıdır. Maddi imkanlar yeterliyse dışarıdan destek alınmalıdır. Yürüyen ev düzeninin bozulması dolaylı olarak anne psikolojisini etkileyen bir şey, zira eşler bu konuda anlayışsız davranabilir. Nedense erkekler doğum olayını idrak etmekte çok zorlanıyorlar. Bebeği sadece geceleri ciyaklayan ve uyumalarına engel olan bir yaratık gibi görüyorlar… Keşke hamilelik süresince babalarda da anneye benzer hormonlar salgılansaydı! 🙂
  • Annenin bebeği doğru besleyebilmesi için kendisinin de doğru beslenmesi şart. Eğer şartlar müsaitse aile kadınları bu konuda destek olabilir. Hatta bir süre için ev yemekleri yapan temiz bir yemek firması ile anlaşma yapılabilir.
  • Anne mümkün olduğunca pohpohlanmalı, hiçbir şekilde moralini bozmasına izin verilmemelidir. Yeni annelerdeki en büyük moral bozma sebebi doğum sonrası kilolardır. Birçok hamile, doğumdan sonra birden hemen eski hallerine kavuşacakları yanılgısına düşerler. Doğumdan sonra sanki hiç doğurmamış gibi bir göbekle eve döndüklerinde ise bu bir depresyon sebebidir… Halbuki vücuttaki ödem 7-10 gün içinde atılır ve kısmen toparlanma başlar. Bünyeden bünyeye değişse de ilk 6 ay zayıflamak adına pek de bir şey beklememek lazım. Bu konuda en önemli görev babaya düşüyor. Eğer ki baba, anneye güzel olduğunu hissettirmeyi başarabilirse, anne bu konuda endişelenmekten vazgeçebilir. (Kimi kadınlarda ise vücut güzelliği anneliğin kutsallığından daha önemlidir. Anne olduk diye kendimizi salalım demiyorum ama en azından önceliğimiz, bebeğimiz olsun diyorum. )

İlk etapta aklıma gelen ipuçları bunlar. Sanırım tüm bunlar yerine getirilebilse yeni anne, sadece sağlıklı değil; muhteşem olur…

Tüm lohusalara sağlam ve tertemiz bir ruh sağlığı diliyorum. Umarım tüm hamişler sağlıklı sıhhatli bebeklerine; tüm bebişler de kendilerini sevgiyle saracak biricik annelerine kavuşur.

 

Yenidoğan İhtiyaç Listesi” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s