21 Ay Arayla Çocuk Sahibi Olmak

Bir sabah “ben hamileyim galiba” diye uyandım, gidip hemen bir erken gebelik testi yaptım. Nedense her zaman komodinimde bir iki tane bulunur. Sonra sonucu beklemeye başladım…

Bu arada düşündüm, “şimdi hamileysem 21 ay arayla çocuk sahibi olmuş olacağım… Nasıl olur ki acaba ? ” Sonra sonuç pozitif çıktı ve tüm düşünebildiklerimden fazlasını yaşamaya başladım :

21 ay arayla çocuk sahibi olmak…

  • Paniğe kapılmaktır. Hamilelik boyunca iki küçük çocuğa nasıl yeteceğini düşünüp durmaktır.
  • İlk çocuk için suçlu hissetmektir. Bir iki yaş arayla çocuk sahibi olmak bazı insanların hayali olabilir, benim değildi; ben üç dört yaş aralığını uygun bulmuştum ama nasip… Kızımın suratına her baktığımda, yalnız onunla olabileceğim zamanı ikiye böldüğüm için suçluluk hissediyorum.
  • İkiz annelerini düşünüp kendini kıyaslamaktır. Aslında şanslı mıyız, şanssız mıyız bilemiyorum. Şanslı olduğumu hissediyorum, çünkü en azından kızımla yalnız geçirdiğim 21 ay zamanımız oldu. Sadece onun olduğu, onun sevildiği bir dönem oldu. Öte yandan, aynı anda iki çocukla baş etmek çok zor olsa da ikizler  aynı yaşta ve benzer ihtiyaçtalar. Ayrıca ikiz annesi tek bir hamilelik yaşıyor, tek seferde bebeklerine kavuşuyor. Öte yandan peş peşe doğum yapan kadınlar küçük bir çocukla hamilelik durumunu aynı anda yürütmeye çalışıyorlar, yeterince dinlenemiyorlar, rahim zaten tam toparlanamamışken yeniden gebelik durumuna hazırlanıyor ve ikinci gebelik çok daha ağrılı ve düşük riskli oluyor, vs. Bir de bebek doğduktan sonra, ilgilenmen gereken bir çocuğun daha oluyor ve onun ihtiyaçları yemeğini yedirip altını almaktan çok daha farklı bir yerde oluyor. Bu durum, ikinci çocuğunu doğuran her anne için geçerli olsa da iki yaşında bile olmayan bir çocuğun anneye olan ihtiyacı ile daha büyük bir çocuğun ihtiyacı çok farklı.
  • Tek başına ikisine bakamayacağını fark etmektir. Bakıcı karşıtıyım, bir çocuğun bakıcıya değil annesine ihtiyacı olduğunu ve şartlar müsait olduğu takdirde en azından 2-3 yaşına kadar çocuklara annenin bakması gerektiğini düşünüyorum. (Öte yandan kadının ekonomik özgürlüğü olması gerektiğine inanıyorum. Çocuklarını bakıcıya emanet etmek zorunda kalan, çalışan annelerin içten içe suçluluk hissettiğini biliyorum. Benim kastettiğim ve gıcık olduğum, çocuğunun altını değiştirmekten veya ona mama hazırlamaktan kaçınan, kendi lükslerine fazla düşkün, tembel anneler.) Günün sonunda yanında bir destek olmadığında 2 yaş altı iki çocuk kesinlikle tek kadının sürekli yapabileceği bir şey değil. En basitinden birini uyuturken diğeri bağırıyor, sen de kriz geçiriyorsun.
  • Dışarı çıkarken ciddi efor sarf etmektir. Sadece şehir dışı / yurt dışı değil; sıradan bir ev ziyareti için bile 2 çeşit bez, bir sürü kıyafet, ayrı ayrı biberonlar, gerekiyorsa ayrı ek gıdalar, ayrı oyuncaklar taşımaktır. Her seferinde evden taşınır gibi çıkarsınız.
  • Bebek ürünleri ve bebek bakımı konusunda kısa süreli uzmanlaşmaktır. Belli başlı markalar ilk çocuktan yadigardır ama ikinci çocukla ilk öğrenilen şey her ürünün her çocukta işe yaramadığıdır. Bu yüzden farklı ürünler, farklı çözümler denersin. Ayrıca bebek çorbası yapma, evde yoğurt mayalama, kemik suyu çıkarma vs konusunda uzmanlaşırsın. Lakin ürün ve araç gereç ile alakalı trendler hızla değiştiği için uzun süre bu konuda ukalalık yapamazsın 🙂 (Bebek yiyecekleri konusu ise bebeğini kendi annen gibi beslediğin sürece değişmez. )
  • Sağa sola eşya yedeklemektir. Hepimiz insanız, her seferinde illaki bir şeyler unutulur. Bunu en aza indirgemenin yolu arabaya, şirkete, yazlığa,  anneanneye, babaanneye, vs eşyaları yedeklemektir. En çok ihtiyaç duyulan şeyler : mama, bez, iç tulum, biberon, oyuncak ve kıyafet.
  • Rahata ermeden başa dönmektir. Akşam yatıp sabah kalktığın kesintisiz uykular bir 2 yıl daha hayaldir; bir yandan hamilelik kilolarına bakarsın, bir yandan süt yapsın diye tahin falan yersin; önümüzdeki 12-15 ay daha kucağında bebeğini taşırsın; tam 2 yaş sendromuna hazırlanırken yenidoğan bakımına geri dönersin.
  • Kendini daha iyi tanımaktır. Çocuk sahibi olduğunda ilk kez anne olan yönünü keşfedersin; ne kadar sevgi dolu, şefkatli ve kırılgan olduğunu anlarsın. Hemen sonra bir daha anne olduğunda ne kadar fedakar ve sabırlı olabildiğini fark edersin, şaşırırsın.
  • Yaşadığın sıkıntıların iki sene süreceğine dair herkesin fikir beyan etmesine alışmaktır.  Nedense herkes önce “işin çok zor, yazık” der, sonra da “merak etme, iki sene sonra rahatsın” der. Oğlum 15 aylık oldu, seneye göreceğiz bakalım…
  • Kocanı ihmal etmektir. Çocukların o kadar küçüktür, o kadar anne-merkezlidir ki ister istemez tüm enerjini onlara verirsin, kocaya zaman kalmaz.
  •  Zaman zaman psikolojik destek gerektiğini düşünmektir. Evdeki her şey sana bakar; evin bakımından çocukların, eşin bakımına kadar…. O kadar çok şeyle ilgilenirsin ki bir yerden sonra devreler yanmaya başlar.
  • Ne olursa olsun çocuklarını çok sevmektir.  İster 21 ay arayla doğsunlar, ister 21 yıl; çocuklarını çok çok çok seversin. Yorulsan da kızsan da günün sonunda şükredersin.

Bonus : 21 ay arayla çocuk sahibi olmak kesintisiz 4-5 yıl bez satın almak, kaka temizlemektir 😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s